Engizisyon ve Faşizm

16/1/2008 (Kategori: Belirtilmemiş)

23.10.07, 20:45.

 

ENGİZİSYON ve FAŞİZM

 

Engizisyon yalnızca din nedenli olan ve hristiyan kökenli ölümüne zulümdür. Temel kökeni ve nedeni yüzyıllarca Hristiyanlık’ı yenen İslam’dır.

 

Engizisyonun karşıtı rönesanstır.

 

Tarihte (Avrupa’da) 4 ayrı zaman ve mekanda engizisyon ve rönesans oluşmuştur, diğer bir deyişle engizisyonda ardışıklık tam geçerli bir neden-sonuç ilintisi durumu değildir.

 

Tüm tek tanrılı dinler tanım gereği engizitördür, çünkü hem kendi mutlak üstünlüklerini savunurlar, hem de kendilerini diğerlerinden üstün görürler.

 

İslam’ın engizisyonu rönesansla birlikte görülebilmiştir, 11. Yüzyıl Ön Asyası’nda.

 

Engizisyonun da, rönesansın da eşlenik ve ironik olarak Antik Yunan kültürü ve Aristo Mantığı’dır.

 

İslam’ın engizisyonu cihad, Hristiyanlık’ın engizisyonu haçlı seferi, Musevilik’in engizisyonu İsrail’dir.

 

Çin’deki gibi, ateist engizisyon da olabilir. (O nedenle, faşist, komünist ve domekrat ateistlikler tanımlanmıştır.)

 

Alman Faşizmi 1936-1945 Almanya’sı ile tanımlı bir durumdur.

 

Faşizmin ad babası Almanlar değil, İtalyanlar’dır ve Roma İmparatorluğu’ndeki polislerin baltasından adını alır.

 

‘Din faşizmi’ yerine, ‘din engizisyonu’ daha doğru bir kullanımdır.

 

Naziler’den sonra, onlarca çeşit faşizm üretilmiştir ve adını almıştır; bizimkisi de alaturka faşizmdir.

 

Naziler’den gelen bir gelenek olarak, militarist faşizm olabileceği gibi, sivil ve şirketsel / kapitalist faşizm de olabilir, bakınız Nünrnberg’de yargılanan Krupp yetkililerinin ideolojileri.

 

Engizisyon ve faşizm birarada olabilir. Bugün İsrail, anayasası ile bunu teminat altına alan tek ülkedir.

 

Türkiye, 1960’lardan sonra, faşist, engizitör, komünist ve etnisist egemenlik talepleriyle karşılaşmıştır.

 

Bugün bunların tamamı (artçıları olarak da olsa) TBMM’dedir.

 

Askeri darbelerin en çok güçlendirdiği akım engiziyondur. Ancak engizitörler ikitdarda olsalar da, ümmi (millet-dışı) oldukları için, Türkiye’nin özel koşullarından dolayı, faşistler çok büyük avantaj kazanmış durumda.

 

Böylelikle biz, resmi ve gayrıresmi olarak, faşist ve engizitör olan ikinci ülkeyiz.

 

Genelde, faşizmlerden sonra sosyal demokrasilerin, engizisyonlardan sonra rönesansların yeşerdiği varsayılır ama 500 yıllık Orta Çağ’lar ve 500 yıllık kaos çağları da tarihte mevcuttur.

 

Türkiye’nin 4 kültürel moda bölünmüşlüğü, onu hem engizisyona, hem de faşizme açık bir durumda bırakmıştır.

 

İronik olan durum kitlenin hangisini seçeceğine karar verememesidir.

 

Türkiye; Doğu-Batı ve Kuzey-Güney arasında sıkışmıştı. Şimdi, bir de faşizm ve engizisyon arasında sıkıştı.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu